Business&Luxury Magazine

A&S Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı - Uğur Akkuş

Uğur Akkuş

A&S Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Türkiye’nin tanınmış şirket sahipleri ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. BossLife’ın 2021 Şubat sayısı için son zamanların adından en çok bahsettiren ismi A&S Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Akkuş ile bir araya geldik.  Uğur Akkuş, 2021’de gerçekleştireceği bilişim-IT, sağlık ürünleri, gayrimenkul-inşaat, ziraat ve farklı birçok sektördeki 1 milyar 700 milyon TL’lik yeni yatırımlarını, gelecek dönem hedeflerini ve başarı hikayesini BossLife okuyucuları için anlattı.

Sizi artık neredeyse tüm Türkiye tanıyor. Yaptığınız işlerle adınızdan sıkça söz ettiriyorsunuz. Sizi bir de sizden dinlemek isteriz. Uğur Akkuş’un hikayesi nasıl başladı?

Ticaretle çok erken yaşta, ailemin ticaretle meşgul olması sonucunda tanıştım. Üç kuşaktır ticaretle meşgul olan bir ailenin dördüncü kuşak temsilcisi olarak çocukluğum Mardin Toptancılar Çarşısı’nda, babamın kumaş toptancısı olarak faaliyet gösteren dükkanında çalışarak geçti. Çocukluğumun böyle bir yerde geçmesinin en büyük avantajı farklı inanç ve kültürde çok değişik insanlarla tanışmam oldu. Mardin çok kozmopolit bir yer. Bunun yanında, birçok din ve mezhepten insanın bir arada yaşadığı bir barış şehri. Çocukken birçok din ve mezhepten insanla bir arada, kardeşçe yaşadık. Bu benim hayatıma çok büyük bir zenginlik kazandırdı. Aynı zamanda insanlara karşı önyargımı da kırdı. Ticarette başarılı olmak ve iyi işler yapmak için en büyük engel önyargıdır. Çocukken bu önyargıyı kırmam bugün beni bu noktaya getirdi. Babam kumaş ithal edip Toptancılar Çarşısı’ndaki dükkanından bu kumaşları tüm Türkiye’ye dağıtıyordu. Mardin Türkiye’nin sınırı olduğu için çok fazla ürün geliyordu. Türkiye’den de ticaret yolu üzerinden Gaziantep ve Adana’dan ticaret yapılıyordu. Gaziantep ve Adana’dan tırlarla sebze-meyve ve diğer gıda ürünleri Irak’a gider, oradan da Türkiye’ye petrol gelirdi. Oradan petrol gelirken biz oranın kültürünü alıyorduk, onlar da bizim kültürümüzle tanışıyordu. Çocukken evimize televizyon aldığımızda Irak kanalları vardı, çizgi filmler Arapça’ydı. Arapça çizgi film izleyerek büyüdüm ama bunu yargılamıyordum. Bu bana çok büyük bir zenginlik kazandırdı. Daha sonra Mardin’den İstanbul’a geldiğimde kendimi Kapalı Çarşı- Tahtakale- Mercan üçgeninde buldum. Çünkü ailem işlerini Kapalı Çarşı’ya taşımıştı. Ben de çocukken Kapalı Çarşı’da su sattım, tişört sattım, hatta hanutçuluk yaptım. Şimdiki gençler hanutçuluk ne demek bilmezler. Esnaf bize müşteri getir, bir şey satılırsa sana harçlığını verelim derdi. Böylece ailemin ticaret yapmasının da etkisiyle parayla çok küçük yaşta tanışmış oldum. Ticari faaliyetlerimi kendi jenerasyonuma ve çocuklarıma entegre etmeye çalışıyorum.

A&S Yatırım Holding’i ne zaman kurdunuz, hangi alanlarda yatırım yapıyorsunuz?

17 yaşında Bilkent Üniversitesi Siyaset ve Kamu Yönetimi bölümünü kazandım. Lisans eğitimimi alırken aynı zamanda hep Avrupa hayalim vardı. Ailem ticaretle ilgilendiği için Avrupa’da bağlarımız bulunuyordu. O yaz Avrupa’ya tatile gittim ve orada okumaya karar verdim. Fransa’da Sorbonne Üniversitesi’nde 6 ay eğitim aldım ve yarım bırakmak zorunda kaldım. Sonrasında Bilkent Üniversitesi’ne geri döndüm. Avrupa hayalim bitmemişti ve daha sonra Almanya’da Essen Üniversitesi’nde lisansımı tamamlamaya karar verdim. İçimdeki ticaret yapma aşkı Essen Üniversitesi’ne de ikinci sınıfta ara vermeme sebep oldu. 20 yaşındayken ilk şirketim Şemse Dış Ticaret’i kurdum. Almanya’dan Türkiye’ye makine ithalatı yaparak şirketi büyüttüm ve Almanlara sattım. Daha sonra yine ticaret yapmak için ABD’ye gittim. ABD’de ilk gördüğüm şey ise Arapların buraya ciddi yatırımlar yaptığıydı. Ben de Arapça biliyordum ve 2005 yılında Kuveyt’e gittim. O dönem, Irak Savaşı’nın olduğu dönemdi. ABD askerleri o bölgede faaliyet gösterirken Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde güçlü siyasi iktidarı ile büyümeye ve gelişmeye devam ediyordu. A&S Yatırım Danışmanlık şirketini Kuveyt merkezli olarak 2007’de kurdum. Holdingleşme sürecimiz ise 2017’de başladı.  

A&S Yatırım Holding olarak inşaat, gayrimenkul geliştirme ve satış, bankacılık ve finans, yatırım danışmanlığı, sanayi ve üretim, enerji, ihracat, turizm, medya ve iletişim, tekstil, sağlık, medikal malzeme, e-ticaret, e-spor, bilişim-IT  gibi önemli ölçüde potansiyel barındıran ve gelecek vaat eden sektörlerde yatırım yapıyoruz. Holdingin bünyesinde Türkiye’de ve yurtdışında toplam 21 şirket bulunuyor. Bağlı ortaklıklarımızın tamamını; operasyon yönetim, kurumsal yönetim ve finansman bakımından destekliyoruz.

Pandemi sebebiyle çok zor bir dönemden geçiyoruz. Sermaye bulmak, yatırım yapmak eskisinden çok daha zor. Siz bu dönemde Türkiye’nin en büyük maske üretim fabrikasını açtınız. Medikal malzeme alanında birçok ilki gerçekleştirdiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Pandemi döneminde sermayenin ne kadar anlamsız olduğunu anladım. Sağlığımızın ve ailemizin ne kadar değerli olduğunu bu dönemde daha çok gördük. İlk olarak makine ithalatında sağlık ve tekstil makinelerini Almanya’dan Türkiye’ye getirerek bir sektör yarattım. Daha sonra Körfez’de yatırım danışmanlığı şirketi kurup, oradaki fonlardan Türkiye’ye para getirip, proje finansmanı yaptım. Aslında proje finansmanı Türkiye’de yoktu. Ben bunu aracı kurum olarak yaptım. Oradaki sermayenin ve insanların ciddi manada Türkiye’ye gelmesine ön ayak oldum. Şimdi pandemi oldu, herkes ne yapacağız diye kara kara düşünürken maske, dezenfektan üretelim, lojistik şirketi kuralım diye ihtiyaç duyulan tüm sektörleri masaya yatırdık. Ailemiz tekstilci olduğu için maskede karar kıldık. Kumaşı ve makineyi bildiğim için işin çıraklığını yaptıysam ustalığını da yaparım dedim. Pandeminin ilk aylarında Global Mask adında Türkiye’nin en büyük maske üretim kapasitesine sahip tesisini Hadımköy’de kurdum. Bu işi yapmak isteyenleri de teşvik ettim ve şu anda 80’den fazla üretici var. Türkiye’de maske üreten tesis yokken, şu an tüm dünyaya maske ihraç eder hale geldik.

NATO’nun maske tedarikçisi olarak ülkemizi gururlandırdınız. Bize biraz bu konudan bahsedebilir misiniz?

Pandemi döneminde 28 gün gibi kısa bir sürede, 200 milyon TL’lik yatırımla, günlük 50 milyon adet maske üretim kapasitesine sahip Global Mask’ı kurduk. Türkiye’nin en büyük maske üretim tesisini açarak medikal malzeme alanında bir ilke imza attık. NATO’nun kurallar gereği 3 yılda 24 milyar adet maske alım yapma taahhüdü var ve tek bir tedarikçiye bağlı kalamıyorlar. Biz de Global Mask markamız ile ürettiğimiz maskelerden NATO’ya numuneler gönderdik ve çok beğeni topladık. 3 yıl boyunca NATO’ya çalışarak en az 1 milyar adet maske vereceğimizi öngörüyoruz. Aynı zamanda 16 ülkeye ihracat yapıyoruz. Firmamızda 400’den fazla kişiye de istihdam sağlıyoruz.  2021’de gerçekleştireceğimiz yeni yatırımlarla birçok sektörde öncü olarak ülkemizi gururlandırmaya devam edeceğiz. Bayilikler kanalıyla yurt geneline yayılmayı hedefliyoruz. Pandeminin etkilerinin 2 yıl daha süreceğini öngörüyoruz. Şu ana kadar yurt dışına ürün veriyorduk, maskelerimizin kalitesi ve artan talepten dolayı yurt geneline de bayilikler kanalıyla yayılarak 81 ile Global Mask markasını taşıyacağız.

Global Mask ile maske üretiminin yanında Global Gloves markasıyla eldiven üretimine de geçtiniz o süreci anlatabilir misiniz?

Eldiven üretimi ilk etapta gündemimizde yoktu. Pandemide sadece maske değil, eldiven talebi de arttı. Eldiveni Malezya ve Tayvan’dan ithal ediyorduk.  Piyasanın buna ihtiyacı olduğu için kendimiz üretme kararı aldık. Yüzde yüz yerli üretim Global Gloves markasıyla, günlük hayatta kullanıma uygun, tek kullanımlık, iki el için de uyumlu siyah, mavi, beyaz renklerde eldiven üretimine geçtik. Bu ay içinde de Sakarya’da plastik eldiven hammadde üretim tesisi hayata geçirmek için teşvik belgemizi alacağız.  1 milyar TL’lik yatırımla hayata geçireceğimiz fabrika ile hammadde için yurtdışına ithal edilen paranın ülkemizde kalmasına öncülük edeceğiz. Üretim, Türk mühendislerimizin yaptığı yüzde yüz yerli makinelerle gerçekleşecek.

Pandemiyle birlikte dünya ekonomisi dijital alanlarda büyüyecek.  Sizin A&S Yatırım Holding olarak bu alanda projeleriniz var mı?

2021’de şirketlerin dijitalleşme harcamalarında yaklaşık yüzde 20 oranında artış yaşanmasını öngörüyoruz. Dijitalleşmeye en çok sanayi kuruluşları, e-ticaret alanında faaliyet gösteren şirketler ve lojistik şirketleri ağırlık verecek. Pandemiyle birlikte dünyadaki 8 milyar insan bir arada yaşayacak. Dünya ekonomisi artık dijital ağırlıklı büyüyecek, iş görüşmeleri, pazarlıklar, ürün tanıtımları, hatta ürünlerin kendileri bile dijital ortamda geliştirilecek. Dijitalleşmeye yatırım yapanlar, yeni ortama da daha çabuk ayak uyduracaklar. Biz de A&S Yatırım Holding olarak dijitalleşme alanında yatırımlarımızı hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. 2021’in ilk aylarında alanında ünlü 25 oyuncu ve modacının dükkanının yer alacağı e-ticaret platformunu hayata geçireceğiz. 20 milyon TL yatırım bedeliyle hayata geçireceğimiz platform ünlü e-ticaret platformları gibi alternatif bir pazar yeri olma özelliği taşıyıp, lüks AVM konseptinde tasarlanacak. Yapısal yönden Türkiye’de ilk ve tek olma özelliği gösteren platform için Hadımköy’de online alışverişin depolama merkezini kurduk.  E-ticaret sitesi, MENA; Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar gibi bölgelerde aktif olacak. Aynı zamanda 2021’in ilk çeyreğinde  e-spor alanında yeni bir projemiz daha olacak. Türkiye’nin komşu olduğu coğrafyada oyun sektörünün değeri yaklaşık 80 milyon TL’nin üzerinde bulunuyor. A&S Yatırım Holding olarak 80 milyon TL’den Türkiye’ye düşen payı bu proje ile almayı hedefliyoruz. Bu proje ile gençlerin oyun sektörüne olan ilgisinin artacağını düşünüyoruz. Gençlerin önünü açacak her türlü projede olmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.  A&S Yatırım Holding olarak gelecek vaat eden her alanda yatırım yapmaya hazırız.

A&S Yatırım Holding olarak başka alanlarda bu sene yatırım planlarınız var mı, varsa neler?

A&S Yatırım Holding olarak 2021’de ülkemize katma değer sağlayacak birçok alanda yeni projelerimiz olacak. İnşaat alanında 500 milyon TL yatırım değeriyle İstanbul ve İzmir’de 12 şiddetinde depreme dayanıklı ekolojik villalar hayata geçireceğiz. Bu proje ile şehrin karmaşasından uzak doğal bir yaşamın kapıları aralayacağız. Kendi kendine yetebilen bu villalarda insanlar hayvan besleyip, kendi sebze ve meyvesini yetiştirebilecek.

A&S Yatırım Holding olarak 2021’de bilişim IT, sağlık ürünleri, gayrimenkul-inşaat, ziraat   alanlarında da 1 milyar 700 milyon TL’lik yatırım yapacak, toplamda 220 milyon doları Türkiye’ye kazandıracağız. 2021 yılı için bine yakın kişiye de istihdam sağlamayı hedefliyoruz.

Yazdığınız “Süper Güç Türkiye” kitabıyla genç neslin sempatisini kazandınız. Gençlerle ilgili neler söylemek istersiniz, onlarla ilgili yatırım planlarınız var mı?

A&S Yatırım Holding olarak Türkiye’ye 3.5 milyar dolarlık yatırım yapılmasına öncülük ettik. Bununla ilgili tecrübelerimi “Süper Güç Türkiye” kitabımda gençlere ilham olması için anlattım. Mardin, İstanbul, Londra, Paris, Berlin, New York, Los Angeles ve Körfez ülkeleri ekseninde şekillenip tüm dünyaya yayılan ticari faaliyetlerimi bu kitapta gençlere aktardım. Başarıya giden yolda azimle çalışmak gerektiğini gençlerle paylaştım. Kitap gençler tarafından yoğun ilgiyle okundu ve altı haftada 40 bin satış rakamına ulaştı. Gençlerin bu ilgisi, onlara dokunabilmek beni çok mutlu etti. Yeni neslin zekası tartışılamaz ölçüde ve gümbür gümbür bir nesil geliyor diyebilirim. Başarılı iş insanlarını örnek alıyorlar, takip ediyorlar. Bana da gençlerden çok sayıda mesaj geliyor. Gençlerle bir araya gelmeyi çok istiyorum. Pandemiyi atlattığımızda, okullar açıldığında onlarla bir araya gelmeyi çok istiyorum.  Onlar için birçok yatırım planımız da var tabii ki. E-spor projesi, bu sene içinde gençler için gerçekleştireceğimiz en önemli projelerden biri. A&S Yatırım Holding olarak gençlerin dijital projeleri için bir internet sitesi açacağız. Onlar da tasarladıkları projeleri anlatan içeriklerle kurduğumuz site üzerinden bize başvuru yapacaklar. Ekibimizde yer alan jüri üyeleri projeleri değerlendirecek ve başarılı buldukları projeyi birinci seçecekler. Bu proje için A&S Yatırım Holding olarak finansman desteği sağlayacağız. Gençlerin projelerini hayata geçirmeleri için onlara ışık tutacağız. Bu projemiz için duyuruları yakında yapacağız.

ABD’nin 46. Başkanı Biden’ın davetinde Türk iş insanı olarak yer aldınız. Oradaki atmosfer nasıldı, bize bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Türk iş insanı olarak böyle bir davette ülkemizi temsil etmek gurur vericiydi. Başkanlık seçimlerinin stresini üzerinden atan ABD’de pandemi sonrası büyük fonların yurtdışında G20 ülkelerine yatırım yapacağı öngörülüyor. Yıllardır hem bu ülke ile ticaret yapan, hem de yabancı yatırımların Türkiye’de doğru alanlarda yatırım yapması için danışmanlık veren bir iş insanı olarak, Türk ekonomisi adına şimdi lobi yapma zamanı olduğuna inanıyorum. Biz de bu davette ülke ekonomisine katkıda bulunacak girişimler yapmayı görev kabul ettik. Nitekim özellikle teknoloji şirketlerinin Türk pazarındaki büyüme ile yakından ilgilendiğini görmek bizi umutlandırdı. İki ülke arasındaki ticaretin artacağına ve ABD ile yeni bir dönemin başlayacağına inanıyoruz. Joe Biden’ın özel davetinde büyük yatırım fonlarının ve teknoloji şirketlerinin Türkiye’ye gelmesi ve yatırım yapması için, Türkiye’deki fırsat ve olanaklardan bahsettim. ABD ile başlayan bu yeni dönemde Türkiye’nin taşıdığı yatırım potansiyelinin çok daha iyi değerlendirilebileceğini umuyorum.

2020 yılında A&S Yatırım Holding olarak sosyal sorumluluk projelerinde adınızı sık sık duyduk. 2021’de de sosyal sorumluluk projelerinde yer almayı düşünüyor musunuz?

Ben her zaman “Birlikten kuvvet doğar” sözüne inanıyorum. Kurucusu olduğum A&S Yatırım Holding ile de ihtiyaç duyulan her alanda sosyal sorumluluk projelerinde yer almaktan mutluluk duyuyorum. 2020 yılı içinde Darülaceze, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi, Darüşşafaka Eğitim Kurumları, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'ne maske bağışında bulunduk. Tohum Otizm Vakfı öğrencilerinin eğitimlerine destek verdik ve yine maske bağışında bulunduk. İzmir'de meydana gelen depremin ardından depremzedelerimize 1 milyon adet maske, 2 ton dezenfektan ve 10 bin adet su desteği gönderdik. Son olarak da TÜRGEV( Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı)'e eğitim desteği ve maske bağışında bulunduk. Bunları tüm şirketlere örnek olması açısından paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bizim halkımızın en temel özelliği zor zamanlarda kenetlenerek, birlik olup yaralarımızı sarmak. Bu özelliğimizle gurur duyuyorum. Bu sene de sosyal sorumluluk ve yardım projelerinde yer almaktan onur duyacağımızı belirtmek istiyorum.

0 Yorum

Cevapla