Business&Luxury Magazine

Dünyanın en büyük müteahhitlik hizmetleri sıralamasında 97. sırada "Nata Holding"

Yusuf Tanık

Nata Holding Yönetim Kurulu Üyesi

Türkiye’nin “MARKA” olmuş şirketleri ve şirketlerin sahipleri ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajlarımızla, markaları yakın mercek altına alıyoruz. Bu sayıda, Nata Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Tanık ile Nata Holding projelerini markaja aldık.

1. Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ben Yusuf Tanık. TOBB Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum aynı zamanda Azerbaycan İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi İnşaat Mühendisliğini bitirdim. 2012 yılından beri de NATA Holding Yönetim Kurulu Üyesiyim.

2. Holdingleşme süreci nasıl gelişti? Faaliyet alanlarınızdan bahseder misiniz?

Başta altyapı müteahhitlik hizmetleri olmak üzere proje geliştirme, AVM, gayrimenkul, enerji, maden, turizm gibi birçok sektörde ülkemizde ve yurtdışında faaliyet gösteren bir firmayız. Rahmetli dedem Hasan Tanık tarafından beton boru imalathanesiyle başlayan serüven, 1960’lı yıllardan bugüne uzanıyor. Devam eden yıllarda Babam Namık Tanık kendisinden görevi devir alıyor ve büyüme süreci başlamış oluyor. Yani ben üçüncü nesilim. Ankara, İstanbul başta olmak üzere güzel ülkemizin birçok şehrinde altyapı çalışmaları yaptık ardından Ata Vatan Türkmenistan’ın güzide şehri Aşkabat’ın şehir içi yollarını gururla tamamlayıp 500 günde 180 köprü yapan firma olarak Guiness Rekorlar Kitabına aday olmaya hak kazandık ve Dünyanın en büyük 250 yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sıralamasında 97’inci sıraya kadar yükseldik. Bu sürede Antares, Nata Vega, Vega Subayevleri, Vega Eskişehir, Vega Yalova, Vega Silivri ve son olarak Vega İstanbul AVM lerimizi hayata geçirerek ülkemizde yüzde 100 yerli sermayeli en büyük Avm Yatırımcısı olduk.


3. Yeni Normal ve şirketinizin yeni normale uyum süreci hakkında neler söylemek istersiniz? Pandemi süreci şahsınız ve şirketiniz özelinde nasıl geçti?

Pandemi süreci tüm dünyayı ve ülkemizi etkileyen bir süreç oldu. Dünya devi diye bildiğimiz ülkeler bile yeteri kadar hazırlık yapamadılar. Bilemediğim bir düşman ile mücadele ülkemiz açısından da zor geçti ve geçiyor. Hepimiz için zorlu geçen bir süreç olduğunun farkında olarak bu süreçte iş ortaklarımız olan Perakende sektörüyle el ele verdik ve bu süreci atlatmaya çalışıyoruz. AVM’lerin kapalı kaldığı dönemde hiçbir kiracımıza kira faturası yansıtmadık. Devam eden aylarda indirimli kira faturaları yansıttık ve öyle de devam ediyoruz. Devletimizin sağlamış olduğu destek paketleri sektörün ve ekonomimizin ayakta kalması açısından çok olumlu olduğunu düşünüyorum. Ekonomimiz durağan bir döneme girdi ancak bu süreci el birliği ile atlatacağımıza inanıyorum. Türkiye güçlü bir ülke, Türk milleti de en zor zamanlarda bir arada kalmayı becerebilen bir millettir. Bu süreçte Batı’da pek çok ülkede sokak eylemleri olurken, Türk Milleti dirayetle, sağduyu ile vakur bir şekilde durmaya ve sürecin atlatılmasında devletine katkıda bulunmayı tercih etti. Bu sıkıntıları da birlik ve beraberlik içinde aşacağız. Şahsım adına keyifli bir süreç geçirdiğimi söyleyebilirim. Evde kaldığımız süre içerisinde daha önce çok vakit ayıramadığım ailemle daha fazla vakit geçirdiğimi ve bazı seminerlere, webinarlara katılarak kendimi geliştirmeye çalıştığımı söylemem doğru olur.



4. En son Vega İstanbul projesini hayata geçirdiniz. Biraz bu projeden bahsedebilir misiniz?

Vega İstanbul Tem Otoyolu üzerinde Sultangazi yol ayrımında bulunan 60 bin m2 kiralanabilir alanı olan bir  Avm. İçerisinde 500 adet konut ve 120 yataklı Hastanenin olduğu güzel bir karma proje oldu. Avm içerisinde spor salonu, açık konser alanı, sinema, Bowling ve önemli markalarımız var. Yaklaşık 250 milyon dolara mal olan bu proje İstanbul’umuza yakıştığı gibi bölgenin gelişimi ve istihdam açısından da çok önemli bir role sahip. Yaklaşık 3000 kişiye istihdam sağlayan bu projemizde inşaatı boyunca dolaylı olarak 8000 kişiye istihdam sağladı.

5. Perakendecilerin en büyük sorunu ne oluyor AVM içerisinde? Onlarla hızlı bir şekilde çözüme ulaşabiliyor musunuz?

Perakendenin en büyük sorunu ciro kaybı oluyor. Bazı firmalar ciddi ciro büyümeleri kayderken bazıları ciddi ciro kaybedebiliyor. Biz iş ortaklarımızla devamlı irtibat halindeyiz ve onlara en hızlı şekilde çözüme ulaştırmak için devamlı çalışıyoruz. Bu konuda Türkiye içerisindeki en iyi yönetim ekibinden birisine sahibiz diyebilirim. Özellikle ciro kaybeden kiracılarımıza gerek pazarlama gerek kira indirimi konularında destek olarak kaybettikleri ciroları tekrar elde etmeleri için çabalıyoruz.

6. Ülkemizde inşaat şirketi çok fazla. Sürekli bir yerlerde inşaat yapılıyor. Siz Nata holding olarak en az yaptığınız inşaat kadar ülkemizin ihtiyacı olan bölgelerine yeşillendirme (fidan, ağaç dikme) çalışmaları yapıyor musunuz?

Bu konuda ciddi sosyal sorumluluk projelerimiz var. Özellikle memleketimiz Çankırı’da bugüne kadar 500 binden fazla fidan ve ağaç dikerek Hasan Tanık ve Şehit Yusuf Tanık hatıra ormanlarını hayata geçirdik. Ülkemizi yeşillendirme konusunda çalışmalarımız devam ediyor.Her inşaat çalışmamızda çevreyle uyumu, doğal malzeme, insanı hedefe koyan, doğayla bütünleşik yapılar yapmaya önem veriyoruz.

Vega İstanbul AVM

7. Bu yıl hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz? Nata Holding olarak gelecekte (3-5 yıl) hangi projeleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?

Ankara’nın en önemli akslarından birisi olan İstanbul Yolu (Şaşmaz Kavşağı) nda Vega Cadde Mobilya- Ev dekorasyon ve Ofis projemiz inşaatımız ilerliyor. Nasip olursa 2020 Aralık ayında ziyaretçilerimize kapılarımızı açacağız. İstanbul Bahçelievler’de 110 bin m2 üzerine yapmayı planladığımız konut ve cadde dükkanları bulunan içerisinde 60 bin m2 yeşil alanı, yatay mimariye ve İstanbulluya yakışır bir yaşam alanı inşa etmek için çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başladık yakın bir zamanda lansmanını yapmayı planlıyoruz. Maden ve turizm yatırımlarımız da önümüzdeki 5 yıl içerisinde planladığımız başlıca projelerimiz içerisinde yer almakta bu projeler içinde 500 milyon dolarlık bir bütçeyi planlamaya aldık.

Vega Subayevleri


8. Bir hayaliniz var mı? İlerde böyle bir projeyi veya başka bir şeyi kesinlikle yapmak istiyorum diyebileceğiniz?

En büyük hayalim daha çok istihdam oluşturabilmek ardından dünyanın en büyük firmaları arasına adımızı yazdırmak ve ülkemizi dünyada en iyi şekilde temsil edebilmek.

9. Şirketinizle iş yapmak isteyen iş insanlarına neler vadediyorsunuz?

İşlerini en doğru şekilde yaptıkları sürece devamlılık ve kar vaat ediyoruz. Eğer işi istediğimiz şekilde veya verdikleri sözleri yerine getiremezlerse bir daha kendileriyle çalışmıyoruz çünkü her şeyden önce bizler için önemli olan işin doğruluğu ve kalitesidir.

10. Planlar yapan, ajanda ile yaşayan biri misiniz?

Çok planlı ve genellikle yaptığım işi zamanında bitirmeye çalışan biriyimdir fakat zamanın bu kadar hızlı aktığı günümüz şartlarında bazen aksamalarda yaşanmıyor değil . Bu her ne kadar beni mutsuz etse de motivasyonumu kaybetmeme sebep olmuyor. Senelik ajandalarım vardır ve gün gün ne yaptığımı yazmaya gayret ederim ve boş bulduğum vakitlerde geçmiş yılların ajandalarına bakıp anılarımı tazelerim.

11. Zaman yönetiminizi nasıl yapıyorsunuz? Vazgeçemediğiniz hobileriniz var mı?

Ben eve iş götürmeyi pek sevmiyorum, işi iş yerinde yapmayı ve kalan zamanlarımı ailemle ve arkadaşlarımla geçirmeyi tercih ediyorum. Hobilerim var; Fenerbahçe, müzik dinlemek, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve özelliklede kayak yapmayı çok severim. Kış aylarında Kartalkaya veya yurtdışında 1 hafta vakit ayırıp kayak yapmaya gidiyorum yazın da tatil yerlerinde jet-ski ve su kayağı yapmayı tercih ediyorum.

12. Türkiye’de markalaşma hangi noktada? Sizin sektörünüz markalaşma çalışmaları anlamında nasıl bir algıya sahip?

Özellikle Türk firmaları; güçlü ve orijinal markalar yaratarak ve yarattıkları bu markaları çeşitli stratejilerle destekleyip geliştirerek  “yerli marka- yerli üretim” güvenini farklılaştırdılar. Markalaşma sürecine etki eden iletişim, reklam, halkla ilişkiler ve bütünleşik pazarlama iletişimi gibi diğer kavramları geçtiğimiz senelere nazaran çok daha iyi yönetildiğine inanıyorum. Küreselleşen dünya ekonomisi içerisinde mevcut konumlarını korumak ve rekabetçi piyasa koşulları karşısında yerini sağlamlaştırmak isteyen yerli firmalar, rakiplerinden farklılaşarak ve değişen koşullara uyum sağlayarak bu amaçlarına başarıyla ulaştıklarını gözlemliyoruz. Bizim sektörümüzde özellikle yerli markaların tüketici ile buluşmasında katkısı büyük, Nata Holding olarak" VegaAVM " zinciri ile markalaştık. Bu güven duyulan Avm algısından da oldukça memnunuz

13. Koyu bir Fenerbahçeli’siniz. Gelecek dönemlerde kulüp içerisinde yer almayı düşünüyor musunuz?

Fenerbahçe benim için çok özel bir yere sahip ben kulübümün dünyanın en iyi kulüpleri arasında olmasını istiyorum. Bunun için de elimden gelen ne varsa yapmaya hazırım. Şu anda Kongre Üyesiyim ileride yönetim kurulu içerisinde olmamın kulübüme katkısı olacağına inanırsam ve diğer arkadaşlarım da bana inanırsa görevden kaçmam.

14. Son olarak BossLife dergisi okurlarına neler söylemek istersiniz?

Öncelikle bu güzel röportaj için BossLife Ailesi’ne çok teşekkür ediyorum. Hep birlikte pandemiden kaynaklı zor bir süreç içerisinden geçtiğimizin farkıdayız. Kendi kabuğumuza çekilmenin hiçbir faydası olmadığı gibi ülke ekonomisine ve istihdama zarar vereceğimizi unutmamalıyız. Herkes elini taşın altına koyarak ülkemizi daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışmaya, üretmeye devam ederse güzel günlerin bizi beklediğinden eminim.

0 Yorum

Cevapla