Business&Luxury Magazine

Türk Sanayisine Vizyon Katan Şirket "Endo"

İlker Ergüllü

Endo Yönetim Kurulu Başkanı

1-Alman bir firmada 10 yıllık deneyimden sonra kendi şirketinizi kurmaya karar verdiğiniz süreç nasıl gelişti?
Aslında bu süreç benim adıma hiç de kolay olmadı.Dokuz Eylül Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan hemen sonra Elektrik Yüksek Mühendisi olan ve İzmir / Manisa Sanayisinde yıllarca profosyonel olarak üst düzey yöneticilik yapmış olan babam Osman Ergüllü’nün destekleri ile Bosch Rexroth firmasının Ege Bölge Müdürlüğün’de işe başladım.Hidrolik sistemler konusunda dünya devi olan firmanın 1997 yılında otomasyon,pnömatik ve mekanik tahrik/yataklama sistemleri bölümünde göreve başladığımda Türkiye’de bu ürünler çok az tercih edilmekteydi.Hem ekonomik açıdan pahalı hem de teknolojik ürünler oldukları için müşteriler kullanmaya dahi çekiniyorlardı.Yıllar yılı sektörün Türkiye’de gelişmesi ile ben hep sektördeki müşteriler ile ciddi proje çalışmalarında bulundum.Bunun akabinde de ciddi bir müşteri portföyüm oluştu.Bosch Rexroth grubundaki başarılı projeler haliyle yabancı rakip firmalardan ciddi satış müdürlüğü , Ege bölge sorumluluğu pozisyonları teklifleri getirdi.

Bosch firmasına ve ürünlerine bağlılığım nedeniyle bu teklifleri değerlendirmeyerek 10 yılı firmamda geçirdikten sonra artık tüm Türkiye distribütörlük tekliflerinin baskılarına dayanamayarak Endo firmasını kurmaya karar verdim.Bosch Rexroth ailesinde aldığım eğitimler , edindiğim ciddi proje tecrübeleri ve müşterilerim ile oluşan sıkı teknik ve arkadaşlık ilişkileri sayesinde dünyanın birçok önemli firmasının desteklerini alarak Endo’yu kurmak ve başarılı Endo ekibi ile büyüterek ilerlemek o günlerde doğru karar aldığımın en güzel göstergesi olmuştur.

2-Sizi tanıyabilir miyiz? Kişisel bir marka için ‘’Başarı’’nın tanımı ne olmalıdır? Siz ‘’İlker Ergüllü’’ markası olarak başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
Öncelik olarak ilk etkenin şans olduğuna inanıyorum.Doğru zamanda doğru yerde olup doğru kararı vermek başarı için en önemli büyük adım.Sonrasında ne iş yaparsan yap o işi doğru ve başarılı yap felsefesi ile yaptığınız işi severek yapmak bence ikinci büyük adım.Ben Makine Mühendisliği stajlarımı yaparken hergün aynı fabrikada aynı makinalar ile yıllarımı geçiremeyeceğimi ve satış/proje ağırlıklı çalışarak birçok başka proje , sektör ve kişi tanımak istediğimi anladım ve mezun olur olmaz o yönde iş arayışına başladım.Bu iki adımdan sonra önemli olanın işini ciddiye alarak çalışmak olduğunu düşünüyorum.Müşterilere , projelere , sektöre , gelişmelere açık olup , sorumluluk bilinci ile takip ederek çok çalışarak ekibim ile beraber Endo’yu sektöründe önemli bir oyuncu pozisyonuna getirdiğimizi düşünüyorum.

Başarının şans , sevgi , saygı , çalışma ve sorumluluk kavramlarının olduğu her yerde var olacağına inanıyorum.

3-Endo şirketi olarak Türkiye'nin size olan ihtiyacıyla ilgili ne söylersiniz?
Endo firması olarak kurulduğumuz 2006 yılından bu yana lineer yataklama ve tahrik sistemleri , pnömatik sistemler , hassas tip özel redüktörler , servo motor/plc/motion kontrol otomasyon sistemleri konularında dünyanın önde gelen firmalarından ithalat yapmaktayız.Bu ürünlerin maalesef ki hiçbiri Türkiyede üretilmemektedir.Bu ürünler ile Türkiye’deki her tür (metal,ahşap işleme , ambalaj ,kağıt , textil , pres vs) makine imal eden firmalara proje desteği ve ürün tedariği sağlamaktayız.Türkiyenin önde gelen makine ihracat firmalarına verdiğimiz ciddi destek ile Türk Sanayisine hizmet etmekteyiz. Bununla birlikte kendi arge departmanımızda geliştirdiğimiz lineer hareket eksenleri ve elektrikli silindirler üzerine yerli üretimimiz bulunmaktadır.2015 yılından beri de Vestel,Samet Kalıp,Orsan gibi Sanayi devi firmalarımızda kendi üretimlerini hızlandıracak,kalitelerini arttıracak özel otomasyon makinaları ve hatları üretip kurmaktayız.Kendi bünyemizdeki arge ve otomasyon ekibimiz ile hem proje çizim hem elektrik pano imalatı ve yazılımları yapabilmekteyiz. Dakikada 1600 ilmik atma kapasitesi ile şuan dünyadaki en hızlı otomatik halı dokuma robotunu üreterek Amerika’ya ihracata başlamış bulunmaktayız.Kurulduğumuz günden beri savunma sanayine sağladığımız proje ve ürün desteği ile birçok başarılı projeye imza atmaya devam etmekteyiz.Türkiye denizaltı üretim makinası , Aselsan tarafından binlerce üretilen sarp savunma sistemi , vagon işleme makinası gibi ciddi projelere sağladığımız ürün ve proje tedariği ile Türkiye için önemli işlere imza attığımızı düşünüyorum.


4-Pandemi süreci şahsınız ve şirketiniz özelinde nasıl geçti? Bu yıl hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?
Pandemi sürecinin başında herkesin yaşadığı gibi hem bende hem ailemde hem de ekip arkadaşlarımda ciddi bir stres yaşandı.Son 2 yıldır inşaatı devam eden 3000 ve 5000m2 lik 2 fabrikamız 2020 nin başında kullanıma açılır açılmaz bu durumla karşı karşıya kaldık.Haliyle şirketin finansman yapısını bozmadan bu durumu atlatabilmek için öncelikle yarı zamanlı çalışma modeline geçtik , yurtdışından ithalatı acil olmadıkça durdurarak stoklarımızdaki ürünler ile projelerimize devam ettik , birçok noktada bütçe kısıtlamasına giderek kabuğumuza çekildiğimiz bir yarı yıl geçirdik diyebilirim. Bu yıl Vestel firmasına üç adet otomasyon hattı projemizin 2 adedini teslim ettik 1 adedini de yakın zamanda teslime hazırlanıyoruz.Savunma Sanayinde ciddi ürün tedariğine bu yıl da hız kesmeden devam ettik.İnsanlar ile beraber çalışabilen kolaboratif robotlar ile yaptığımız ciddi yazılım projelerimiz de devam etmektedir.


5-ENDO gelecekte (3-5 yıl) hangi projeleri hayata geçirmeyi planlıyor?

Tabiki de otomasyon teknolojileri konularında birçok büyük yeni projeye imza atacağımıza bu sayede birçok değerli sanayi kuruluşuna üretim kapasitesini arttırma , kaliteyi arttırma , işçiliği azaltıp hataları yok etme konularında destek olacağımıza eminim.Her yıl artan referanslarımız ile daha çok firmaya ulaşabilmekteyiz. Bu noktadan sonra umarım ithalatını sağladığımız ürünlerden bir veya birkaçını yerli seri üretim olarak yaparak hem Türk Sanayine hizmet vererek hem de ihraç ederek daha büyük bir başarıya imza atmak firmamıza ve ekibimize nasip olur.


6-Endüstriyel Donanım ve Otomasyon Sistemleri sektörüne girmek isteyen ve şirketinizle iş yapmak isteyen iş insanlarına neler vaad ediyorsunuz?
Bizimle çalışmak isteyen , bu sektörde kendisini daha da geliştirmek isteyen , daha kapsamlı projelerde tecrübe kazanmak isteyen arge , otomasyon , yazılım , teknik satış ve destek tüm mühendis arkadaşlarımıza kapımız açık.Firmamızda alacakları ciddi Sektör ve piyasa tecrübesini eğer azmederek , sorumluklarını bilerek ve çok çalışarak  harmanlayabilirlerse hem Endo’nun hem de Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olacak cv lere kavuşabilirler.Bu sektör için ciddi beyaz yaka mühendis gruplarının yetişmesine ihtiyaç duyulmaktadır ve biz bunun için iyi bir okuluz.


7-Planlar yapan, ajanda ile yaşayan biri misiniz? Şirketinizi nasıl yönetiyorsunuz?

Aslında teknik olarak işini seven ve iyi yapan bir mühendis olmama rağmen Endo’nun büyümesi ile beraber bu işlerden uzaklaşarak işin finansman , teşvik , idari işler , kontrol gibi konularıyla daha çok zaman geçirmeye başladım.Burada en büyük yardımcım masa üstü tarihsel sümenim ve mail arşivim oldu.Her konuda takvime yaptığım hatırlatma notları , bitmeyen işleri beklettiğim gelen mail kutusu bana en büyük yardımcı. Bir müşterimiz bizden bir hayal ettiği makinayı istediğinde , önce onunla o makinanın yapılacağı ortamda yaşamalıyız.Beklentilerini en ince noktasına kadar öğrenmeli çevre detaylarını almalıyız.Sonra arge bu makinayı 3d olarak bilgisayarda komple çizmeli.Ardından otomasyon çizim üzerinde tüm sistem senaryosunu oturtmalı.Makinanın başında herkes hemfikir olup kağıt üstünde makine çalıştırılıp , imalata , akabinde montaja ve yazılım ile hayat bulmaya gitmeli.Plansız bir hayat tabiki de düşünemiyorum.

8-Zaman yönetiminizi nasıl yapıyorsunuz? Vazgeçemediğiniz hobileriniz var mı?

Zaman yönetimi konusunda en büyük artımın bugünün işini yarına bırakma olduğunu düşünüyorum.Bugünkü iş eğer aklıma takılacak ve akşamı da keyifli geçirmeme engel olacaksa o işi bitirmeden iş yerinden çıkmamayı tercih ediyorum. Sorunlu işler ile karşılaştığımda ondan kaçmak yerine ekip arkadaşlarımın desteği ile tez bir çalışma yaparak ve bu konuda maddi manevi efor sarf ederek hızlıca çözüme gitmeyi tercih ederim.Bu yolla bugüne kadar üstesinden gelemediğimiz büyük bir sorunumuz da olmamıştır. Son 6 yıldır ortalama haftanın 4 günü 1,5-2 saatimi basketbol , pilates , gym ve boks yaparak geçirmeye çalışıyorum.İş seyahatlerimi haftaiçine denk getirerek haftasonlarını genellikle oğlum ve ailem ile geçirmeye özen gösteriyorum.Oğlumla beraber geçirdiğimiz her zaman benim için en değerli hobi.

9-İlker Ergüllü sendromlu dediğimiz Pazartesi günlerini nasıl geçirir?
Genelde işe sabahın erken saatleri gitmeyi tercih ettiğim için Pazartesi sendromu bende Pazar sabahından başlar.Pazar akşamını genelde evde , haftaya konsantre olarak , kafamda günleri planlayarak sakin geçirmeyi ve mümkünse erken yatarak haftaya erken başlamayı tercih ederim.İş yerine vardıktan sonra hiçbir şekilde sendrom yaşamıyorum.


10-Bize bir hafta sonu rutininizden bahseder misiniz?
Cuma akşamı iş çıkışı genelde aile dostlarımız ile yemek organizasyonları , cumartesi sabah 09.00 gibi evde erken kahvaltı , 10.00-13.00 arası işyerinde haftanın toparlanması , sonrasında aile ile beraber vakit geçirme , akşam aile dostları ile yemek organizasyonu belki üstüne kısa süreli eğlence , Pazar günleri aile ile 10.00 gibi kahvaltı , evde mangal ve misafir ağırlama veya arkadaş grupları ile doğada vakit geçirme.Pazar akşamları da evde dinlence şeklinde değerlendirmekteyim.Bazı haftasonları kısa şehirdışı seyahatler de keyifli olmuyor değil.

11- BossLife okurlarına ve genç girişimcilere neler söylemek istersiniz?

Doğru zamanda doğru kararı vererek şansımı değerlendirerek 32 yaşında yola çıktığım Endo firmasında sorumluluklarımı bilerek , sevdiğim ve keyif aldığım işi yaparak ve çok çalışarak ekibimin ve ailemin desteği ile Türk Sanayisine ciddi hizmetler vererek Endo şirketini bir yere getirdiğime inanıyorum.Tüm genç girişimci arkadaşlarıma sevdikleri işi yapmalarını , kendilerine , ailelerine ve ülkelerine karşı sorumluluklarını bilerek çalışmalarını , ülkemizin ana ihtiyaçları konusunda faaliyet gösterecekler önemli konularda ciddi devlet desteklerini kullanarak yol almalarını hiçbir şekilde yılmadan hedef ve hayallerinden vaz geçmemelerini , kolay pes etmemelerini tavsiye ederim.Bunları yaptıklarında başarının kendiliğinden onları yükselteceğine inansınlar.

Öncelikle bu keyifli dergide kendimi tanıtma imkanı tanıdığınız için sizlere teşekkür ederim.Çekimlerdeki keyifli saatler de benim için değişik bir tecrübeydi.Derginizin yayılarak daha geniş kitlelere ulaşmasını temenni eder nice başarılar dilerim.

Sevgi ve saygılarımla

0 Yorum

Cevapla