RÖPORTAJLAR

Selin Açık

Selin Açık

Selin Açık kimdir? Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
9 Eylül Elazığ doğumluyum. İnşaat mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği ve işletme alanlarında lisans; yönetim ve finans üzerine de yüksek lisans eğitimi aldım. İngiltere ve Almanya’da rafineri tasarımı, spor arabaların iç aksam kodlaması gibi farklı konularda tecrübe edindikten sonra, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren aile grup şirketlerinde görev almaya başladım. İnşaat, enerji ve savunma sanayii alanlarında etkin olma çabasındayım. Kültürel aktiviteler, sanat ve spora özellikle vakit ayırmaya çalışıyorum. Kısacası yalnızca hayatı kazanmayı değil doğru yaşamayı da başarmak temel amacım diyebilirim.

Kariyerde eğitime verdiğiniz önem de ortada. Eğitim hayatını dolu dolu geçirmiş birisi olarak bize ve yeni adaylara eğitimin çalışma hayatındaki önemi hakkında neler söylemek istersiniz?
Eğitim doğru kelime. Kesinlikle salt öğretim, okul ya da diplomayla olacak bir yolculuk değil bu. Zaten salt sonuca dayalı genel başarı anlayışını da tasvip etmiyorum ben. Elbette bilgi yorumlamayı hızlandırır, kararlara bir karakter katar; lakin asıl analizi katacak olan insanın yine kendi becerileridir. Nereden mezun olunduğundan öte, insanın kendine ne kattığı mühim bu işe alım süreçlerinde de hayattaki başarı skalasında da böyle. Eğitim içinse dürüstlük, sadakat, yeterli bilgi ve emek olduktan sonra, ben zaten kariyerin bir şekilde geleceğine inananlardanım. O yüzden genç adaylara da prensiplerinden ve iyimserlikten vazgeçmeyip kendilerini mutlu hissettikleri her konuda gelişime açık tutmalarını tavsiye edebilirim.

Yerel ve ulusal bazda birçok sivil toplum kuruluşunda aktif rol alıyorsunuz. Bize sivil toplum alanındaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
STK aktivitelerim yıllar önce kadın girişimciliğinin artırılması ve kadının toplumsal statüsünün iyileştirilmesi amacıyla kurduğumuz ELİKAD ile başladı. Halen yurt geneli GİAD’ların çatı kuruluşu TÜGİK’te, İÇGİAF ve ELİKAD’da YK üyeliklerim devam etmekte. ANGİAD Başkan Yardımcılığı görevim süresince, inşaat ve uluslararası ilişkiler komisyonlarında ekipçe etkin faaliyetler gerçekleştirmekteyiz. Bunlar haricinde, TÜRKONFED ve FIRATSİFED üyeliklerim mevcut.

Sosyal sorumluluğa büyük bir önem verdiğiniz ortada. Sigara ile mücadele çalışmaları, dezavantajlı kesimlerde yaşayan çocukların topluma kazandırılma projeleri, kadının toplumsal statüsünün iyileştirilmesi ve kadın girişimciliğinin artırılması gibi önemli sosyal sorumluluk projelerinde aktif roller aldığınızı görüyoruz. Sosyal sorumluluk projelerinin hayatınızda bu kadar önemli bir yerde olmasının özel bir sebebi var mıdır, paylaşır mısınız lütfen? Gelecek sosyal sorumluluk projeleriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Kazandıklarımız, kendimize katmaya çabaladıklarımız, gördüklerimizden çok ötesi var hayatta. Ona değer katmak için paylaşmayı, insanlara; özellikle şart eşitsizliğinden muzdarip bireylere destek vermeyi unutmamak çok önemli. Her konuda bizden daha fazla zorluğa göğüs gerdiği ya da hak ettiği halde belirli sınırların dışına çıkamayan kimselere şans yaratmak olmalı temel gaye. Toplumu güzelleştirmenin yolu annelik kutsallığına sahip kadınlarımızın ve seçme şansı olmadan dezavantajlı doğan bireylerin hayatını güzelleştirmekten geçiyor. O zaman istediğimiz refah düzeyine ve mutlu toplum mertebesine erişeceğimizi düşünüyoruz biz grup olarak. Çeşitli birimlerimizin imza attığı, farklı bölgelerde uygulanan eğitim, destek, burs, girişimcilik fırsatları gibi opsiyonlar mevcut, daha kapsamlı projeler de yine katılımcılar için ismen gizlilikle yürütülmeye devam ediyor.

Bulunduğunuz sektörde kadın girişimcilerin sayısı yok denecek kadar az. Sektörünüzde size başarının kapılarını açan faktörler nelerdir? Kadın girişimcilere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Açıkçası ben hemcinslerimin birbirini motive edip destek çıkabildiği sürece bu gerçeğin değişeceğini düşünüyorum. Başarılı kadınlar benim için her zaman gurur kaynağı olmuştur ve her biri de inanın en az erkek yöneticiler kadar özenli ve alanlarında etkindir.

Siz de takdir edersiniz ki kadınların iş hayatı dışında kendi yükümlülükleri, toplumun kendilerinden beklentileri de ağır. Benim söyleyebileceğim cinsiyet farklılığı konusuna fazla odaklanmamak; zira aynı işi yapan erkekler ile en az aynı niteliklere sahip olmamız gerekiyor. Fazla duygusal olmayıp olayları kişiselleştirmedikçe, kadın girişimcilerin farklılıklarını avantaja çevirerek büyük başarılara imza atacağına inanıyorum. Yeter ki bir iş ya da kimseyi gözümüzde ne fazla büyütelim ne de azımsayalım.

İş hayatınız boyunca birçok başarılı projeye imza attınız. Yaptığınız projelerde saha çalışmalarında görev alıyor musunuz? Çalışanlarınızla nasıl bir iletişim kuruyorsunuz?
Öğrenmenin sonu olmadığı için, yönetiminde yer aldığım şirketlerde de mümkün olduğunca her aşamada yer almaya çalıştım. Şu an genel işleyiş kontrolü dışında, inşaat sektörü namına özellikle şantiyelerde elimden geldiğince aktif rol almaya çalışıyorum. Yine yurtdışı görüşme ve pazarlıkları, olası yeni oluşumları takip ediyorum. Sadece sahada değil, her alanda ekip o kadar fark ettiriyor ki, yöneticiden çok altındaki görev delegasyonunun gücü önem kazanıyor. Risk ve problemler günlük hayatımızın bir parçası, bunlara çözüm bulabilmek ve başardıkça kenetlenebilmek mühim olan. Empatiyi elden bırakmayarak ve mutlaka fikir sorarak ilerlemeye çalışıyorum.

İnşaat denilince ilk akla gelen yüksek yapılar, avm’ler, konutlar iken siz sektörde alışılmışın dışında projelere imza atıyorsunuz. Ülkemize hizmet anlamında farklı değerler kattınız. Bize bu projelerinizden bahseder misiniz?
Temel alanımız altyapı inşaatları; karayolları, viyadük ve tüneller, demiryolları, baraj ve metro inşaatları özel ilgi alanımızı oluşturuyor. Bunların dışında enerji, turizm, akaryakıt, savunma sanayii, sağlık ve medya alanında girişimlerimiz mevcut. Kendi memleketimize hizmet amacıyla diğer seçenekler yerine Elazığ’a inşaa ettiğimiz Seza Çimento da bu sene itibariyle faaliyete geçmiş durumda.

Geleceği çağdaş çizgilerle şekillendirmeyi kendine misyon edinmiş SEZA İnşaat, ülkemizin her bölgesinde birçok zorlu projeye imza attı. Mesela önemli projelerden Yoncalı Barajı ve Kınık Tüneli’nin çalışmalarına devam ettiğinizi biliyoruz. Yakın tarihte bitmesi planlanan bu projeler ve devam eden diğer projeleriniz hakkında bize bilgi verir misiniz?
Elbette. Kırık Tüneli 7100 metrelik çift tüpten oluşan, %5’lik tünel eğimlerine ulaşan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’ni Doğu Karadeniz’e bağlayan bir projedir. Normalde 1 saati bulan seyahat süresini 10-15 dakikalık bir dilime düşürürken; mesafeden 33 kilometre, kottan ise 342 metrelik kazanç sağlayacaktır. Yüksek rakımdan kaynaklı buzlanma, kış bakım masrafları gibi risk ve giderler ortadan kalkarken, Gürbulak Sınır Kapısı’na kesintisiz ulaşım sağlayıp liman ticaretini güçlendiren ülkemizin ikinci uzun tüneli olacaktır. Üçüncü uzun tüneli de son aldığımız Seydişehir Tünel projesi ile gerçekleştirmeyi hedeflemekteyiz. Yoncalı Barajı ise Yoncalı deresi üzerinde inşaa ettiğimiz, Arguvan Ovası ve çevresinin su ihtiyacını karşılayacak ön yüzü beton kaplı kaya dolgu tipi bir barajdır. Şu an proje hedeflenen seviyenin önünde devam etmekte ve erken teslim edilmesi amaçlanmaktadır. Bu projeler harici hemen her bölgede sürdürdüğümüz farklı tipte altyapı çalışmalarımız mevcut.

Peki ülkemizde son dönemlerde baş gösteren darbe girişimi ve terör olaylarının iş yaşantınıza etkileri nedir, bu konuda yorumlarınızı alabilir miyiz?
En kritik coğrafyada, çok çeşitli yeraltı ve üstü kaynaklara sahip, kültürel ve beşeri yapısıyla apayrı bir güzellik ve dinamizm içeren topraklara sahibiz. Bu nimetlerin başka güçleri rahatsız etmesi maalesef alışık olduğumuz bir durum. Darbe, terör gibi bölücü girişimlere kesinlikle meydan vermemeli ve şartlar ne olursa olsun devletimizin, ülkemizin yanında yer almalıyız. Bu konuda başından beri aynı kanaati sürdürmekteyim, gün bugündür; eğer birlik olmayı öğrenemezsek tarihimize ve neslimize yaraşır bir gelecekten söz etmemiz mümkün olmaz. Piyasalardaki duruma ise daha reel bir örnek verecek olursam; darbe kalkışmasının hemen ardından devletimiz tüm firmaların hakediş ödemesini yaptı ve dimdik ayakta durduğunu daha en başından gösterdi. Milletimizi tanıdığına inanan biri olarak; Cumhurbaşkanımız ve hükümetimizin duruşu ortadayken, yersiz vesveseye kapılmak gibi kolay yollara kimsenin sapmayacağını düşünüyorum. Hakkımız olan barış er ya da geç kazanılacaktır.

Sektörde yeni olan girişimcilere dair tavsiyeleriniz neler olur?
Değişmeyen tek şey değişimin kendisi iken, bu dinamik yapıya ayak uydurabilmek adına kendini geliştirmekten vazgeçmemek her zaman gereklilik. Disiplin, insanlara yatırım ve pozitif düşüncenin gücünün önemini de zaman geçtikçe daha iyi anlaşılıyor sanırım. Malum her şeye istesek de kendimiz yetişemeyeceğimizden, elden geldiğince yetkilendirme ve doğru iş dağılımı yapmak gerekiyor. Ve en önemlisi, ne kadar alçakgönüllü olunur, kestirme yollardan gitmek düşünülmeden üretmeye odaklanılırsa da o kadar huzur bulunacağını düşünüyorum ben. Kimseyle değil, sadece kendiyle uğraşmalı insan. Sonuçta en büyük desteğiniz de engeliniz de sizsiniz. Herkes bir mücadele veriyor hayatta, bizi biz yapan prensiplerden vazgeçmeden ve kimsenin hakkına göz dikmeden yaşama erdemini benimsemeliyiz yeni nesil olarak.

Son olarak BossLife dergi hakkında neler söylemek istersiniz?
Sektörde çok yeni bir soluk olmasına rağmen kısa sürede yerini sağlamlaştıran, innovatif ve farklı bir dergi BossLife. Gündelik koşturmalara yeni bir perspektif katması, firma vizyonlarını ve kurumsallığı ön plana taşıması sebebiyle ayrıca başarılı bulduğum Anıl Bey ve ekibini buradan tebrik etmek isterim. Yayın yaşantısında daha nice başarılara imza atacağınıza şüphem yok, herkesin hayallerinin gerçek olması dileğiyle.

Selin Açık Selin Açık Selin Açık
Tüm Röportajlar