RÖPORTAJLAR

Erkan Güral

Erkan Güral
Bu ay kapak röportajımız da NG Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral ile Kütahya’da bir araya geldik. Kütahya Seramik Porselen fabrikasında bizleri ağırlayan Güral, 1970den bu güne gelişen şirketlerini,başarılarını ve gelecek planlarını anlattı. Aynı zaman da Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkanı olan Erkan Güral iş hayatında başarılı olmanın ipuçlarını Bosslife okurları ile paylaştı.


Nafi Güral (NG) Kütahya Seramik Porselen Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak tanıdığımız Erkan Güral kimdir? Bize kendinizden bahseder misiniz?
1970, Kütahya doğumluyum. Evli ve 3 çocuk babasıyım. İşletme bölümü mezunuyum. Kütahya’da çalışıyor, yaşıyor olmakla birlikte aslında bir Türkiye hatta bir Dünya vatandaşı olduğumu söylemem doğru olacaktır çünkü iş dünyasının getirdiği çok yoğun bir tempo içerisinde yaşıyorum. İyi bir Fenerbahçe taraftarı olduğumu söyleyebilirim. Otomobil sporları en büyük tutkularım arasında, işim dışında zaman ayırabildiğim tek hobim de bu. Otomobillere çocukluktan gelen bir ilgim, merakım var ve bu aynı seviyede hala devam ediyor.

Babanız Nafi Güral’ın kuruculuğunu yaptığı, Türkiye’nin en fazla seramik üretim kapasitesine sahip fabrikalarından biri olan, yaklaşık 4000 kişilik istihdam sağladığınız NG Kütahya Seramik şirketinizden bahseder misiniz?
İstihdam sayımız şu anda 4700 ve bu rakamla haklı bir gururu yaşıyoruz çünkü, Kütahya’nın yapısı ve potansiyeli itibariyle 4700 kişiyi düşündüğünüzde önemli bir çalışan sayısına sahibiz. Türkiye’nin en büyük üretim kapasitesine sahip miyiz bilmiyorum belki olmayabilir ama Türkiye’nin en nitelikli seramiklerini üretme gayretinde olduğumuzu söyleyebilirim. Özellikle 2014 senesinde hayata geçirdiğimiz bir seramik fabrikamız var. Türkiye’de ilk ve tek en büyük ebatlı seramikleri orda üretiyoruz. Bunların en önemli özelliği dış cephede kullanılabiliyor olması, trafiği yoğun olan alışveriş merkezleri, havaalanları gibi yerlerde kullanılıyor olması. İkinci önemli özelliği de bu ürün grubundaki tasarımlarımız doğadan gelenlere muadil ürünler olması. Örnek mermer, ahşap görünümlü veya tekstil desenli ürünler… Daha çok kullanılan ise tabiatın bizlere bahşetmiş olduğu bu güzelliklerin bir anlamda imitasyonu. Bu ürünlerdeki en önemli avantaj ne diye sorduğumuzda; Doğal taşın yaklaşık dörtte bir fiyatına tüketicilerimiz bunu kullanabiliyor, doğal taştan daha sağlam çünkü su emmesi sıfır ve bu nedenle daha dayanıklı oluyor. Sırlı ürün olmasından kaynaklı çatlama, bozulma ve yıpranma riski sıfır. Doğal taşa oranla taşınması daha kolay çünkü daha hafif ve bu sayede maliyet anlamındaki gider unsurları açısından da yine avantajlı.

İtalya, İspanya, Çin gibi birçok ülkeye seramik ihracatı yapıyorsunuz. Ülkemize kattığınız bu değerin gelişimi ve gelecek süreciyle ilgili planlarınız nelerdir?
İkinci bir gurur kaynağımız bu. Evet, üretimini yaptığımız ürünleri yurtdışında, özellikle seramiğin doğduğu, seramiğin merkezi olarak adlandırılan Çin’e ihracatını yapabiliyor olmamız. Bildiğim kadarıyla, Türkiye’den Çin’e ihracat gerçekleştiren ilk ve tek seramik fabrikasıyız. Bunu da az önce bahsetmiş olduğum ürün grupları ile sağlıyoruz. İtalya ve İspanya modanın merkezi olduğu gibi seramiğin de merkezi olarak adlandırılıyor. Dolayısıyla İtalya ve İspanya’ya da bu ürünlerimizi satıyoruz. Satmakla da kalmayıp artık orda daha sağlam temelleri oluşturabilmek adına bir showroom hazırlığımız var ve sene sonu itibariyle hayata geçirmeyi planlıyoruz. Güzel bir açılış ile İspanyol meslektaşlarımıza burada, aranızda artık bizde varız ve kalıcıyız mesajını vermek istiyoruz.

Dizaynlarınızın dikkat çekiciliği uluslar arası ödüllerle kanıtlanmış. Ürün dizaynlarınız alışılmışın dışında otantik-modern çizgilere sahip. Özü kaybetmeden modernleştirme de öncü markalardansınız. Aldığınız ödüllerden ve hand made ürünlerinizin sağlamlık, tasarımsal başarısından bahseder misiniz?
En yakın alacağımız ödül bu yıl 5 Aralık 2017 tarihinde Superbrands ödülü. Geçmiş ödüllerimiz ise;
- 2014 yılı Süperbrand ödülü. ve Red dot design awards ve İdea design ödülleri.(Defne Koz imzasıyla Mitterteich 1400 koleksiyonu.
- NG Kütahya Seramik Versatile koleksiyonu ile 2011 Red dot design Awards "Best of the best'' ödülü. 2011 ve 2013 yılında Good design ödülü.
- 2014 yılı Sign of city "En iyi endüstriyel yapı'' ödülü.
- 2017 Altın örümcek yılın web sitesi oscarlarında "Halkın Favorisi" ve "Sanayi ve Üretim dalında birincilik", Perakende ve Mağazacılık dalında 2.lik olmak üzere toplam 3 ödül.
Bizim ürünlerimiz hep tasarım merkezli çalışmalar sonucu çıkan ürünler. Direkt olarak yapıyoruz demek istemiyorum, gayretlerimiz demek istiyorum çünkü yapıyoruz demek iddialı bir söz aslında iddialı mıyız evet iddialıyız ama biraz mütevazi olmayı da bilmek lazım diyerek konuya dönmek istiyorum. Bizim çalışmalarımızın çoğu hangi işte, hangi sektörde olursak olalım kimsenin yapmadığı, uygulanmayan çalışmaları yapmak ve hayata geçirmek. Söz konusu tasarımsa, tasarımda da alışılagelmiş desenlerin dışında modeller yapmak. Tasarımın en önemli ödüllerinden bir tanesi olan Reddot Design Award Best of Best ödülünü bir kaç sene önce kazanarak şirket bünyemize kattık. Bu ödülün önemini şöyle ifade etmek isterim; ödül töreninde Ferrari’nin tasarımcısı, Airbus’ın tasarımcısıyla, Kia’nın Optima modelinin tasarımcısıyla aynı kürsü de o ödülü almak bizim için gerçekten çok haklı bir gurur kaynağı oldu. Bana göre bu markaların tasarımcıları ile aynı kürsüde bir Türk markası olarak yer almak bizim bu işte gerçek bir başarı gösterdiğimizin ifadedir.

“Ferrari’nin tasarımcıyla aynı ödülü alan bir Türk markası olmak gerçek bir başarı göstergesidir.”


Şirket olarak sadece seramik üretimi yapmakla kalmayıp aynı zamanda bedesten, otel ve residence yapımlarınızla da markanızı büyütüyorsunuz. Yaptığınız projelerden ve planladığınız projelerden bahseder misiniz?
Şirket olarak ana konumuz porselen sofra eşyası, yer ve duvar seramikleri, turizm bunlarla birlikte çok ön plana çıkartmadığımız bir makine üretimimiz var. Son bir kaç senedir inşaat sektörüne girdik, önümüzdeki sene tamamlanıp bitirilecek bir konut projemiz var. Turizm yatırımlarımızın sayısını arttırmak üzere planlarımız var. Sapanca’da ikinci bir otel için projemizi bitirme noktasına geldik, önümüzdeki aylarda temelleri atılacak. İstanbul’da devam eden bir otel projemiz var, Basın Ekspres Yolu üzerinde kongre oteli, bölgenin en büyük salonlarına sahip olacak. Adapazarı Arifiye’de hazırlıkları son aşamalarında olan bir Lojistik merkezi yapıyoruz şu anda yeni bir sektör olarak adlandırabiliriz bunu da. Aynı zaman da eğitim sektöründe bir çalışmamız var önümüzdeki zamanlarda onun da projesi tamamlanmış olacak.

Ev dekorasyonu ve ev gereçleri yapımında seramiği kullanmak dışında, seramiği inşaat aşamasında da kullanarak nefes alan sağlıklı yapılar yapıyorsunuz. Bize sağlıklı yapılar olan seramik yapılar hakkında daha detaylı bilgi verir misiniz?
Konuşmamın içerisinde az önce de bahsettiğim gibi büyük ebatlı ürünler dış cephede de kullanılıyor. Dekoratif, güzel bir görünüm dışında sağlamlık ve dayanı avantajı getiriyor çünkü seramik bir kere yapıldığında ne boya ister ne bakım ister. Kirlenmez, bozulmaz, akmaz, leke tutmaz bu ve benzeri avantajları oldukça fazla. Bakanlığın zorunlu uygulaması dâhilinde ülkemiz de son yıllarda özellikle izolasyona yani mantolamaya çok fazla önem veriliyor. Mantolamayı biraz daha açıklayacak olursam da mantolama kışın içerideki sıcak havayı tutacak dışarıya kaçırmayacak, yazın ise serinletilmiş ortama sıcaklık almayacak ki enerji kaybı olmasın demek oluyor. Türkiye’nin zaten en önemli cari açığı enerji noktasında çünkü kaynaklarımız maalesef ülkemiz de yok, hep dışarıdan döviz bazında ithalat yapıyoruz, dolayısıyla cari açığa da hem böyle bir katkı sağlaması hem de vatandaşın cebindeki paranın muhafaza edilmesi anlamında önemli bir uygulama. Her geçen gün bunun uygulanan proje sayısı da artıyor ve bence geleceğin ürünlerinden bir tanesi diye adlandırmak yanlış olmayacaktır.

Ülkemiz için yüksek maddi, manevi değerlere sahip vakıflardan birisiniz. Nafi Güral Eğitim Vakfınızın yaptıklarından bahseder misiniz?
Adı üstünde eğitim üzerine çalışmalar yapıyoruz. Eğitim hayatı içerisinde bulunan gençlerimize bu dönemlerinde destek ve katkı sağlamak amacıyla yapmış olduğumuz destekler var. Yaptığımız katkı ve desteklerin bir disiplin ve çatı altında olması gerekiyordu biz de babamın ismini taşıyan, başkanlığını annemin yaptığı vakfı kurduk. Eğitimle alakalı çalışmalarımız vakfımız altında yıllardır devam ediyor ve aynı şekilde devam edeceğiz.

Türkiye’nin en önemli sivil toplum kuruluşlarından olan TÜGİK (Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu) Başkanısınız. Başkanlığını yaptığınız konfederasyonunuzdan bahseder misiniz?
Konfederasyonumuz bu sene 25.senesini kutluyor, dolayısıyla Türkiye’nin en etkin sivil toplum örgütlerinden bir tanesi olma başarısını gösterdi. Konfederasyonumuzun en önemli özelliği, herhangi bir siyasi duruşu ve herhangi bir taraflı bakışının olmaması. Çeşitli siyasi görüş ve 500 farklı sektör zenginliği olan arkadaşlarımızın oluşturduğu 10bin kişilik bir sivil toplum örgütü. Tek amacı var, ülkesi için yapılabilecek tüm projelerin içerisinde yer almak. Katma değer oluşumuna fayda sağlamak, gençlerin iş hayatına girmesi döneminde bizlerin bilgi ve tecrübelerimizden onlara sağlayabileceği katkılar varsa sağlamak. Bölgesel kamuyu bilgilendirme çalışmalarına zaman zaman ihtiyaç oluyor özellikle Anadolu’da ve Ankara’dan ilerideki illerimizde bunları sıkça yaşıyoruz. Kamuya fayda sağlayacak düşünceler, çalışmalar olursa o bölge de toplantılarımızı yapıp yerel basın mensuplarıyla görüş ve fikirlerimizi paylaşmak ve gerekiyorsa tabi ki Ankara’da ilgili makamları bu konuda bilgilendirmek gibi birçok çalışmamız var. Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerindeki 72 derneğimiz ile bu çalışmaları yapıyoruz. Çok keyifli ve bir o kadar da zor bir zanaat. Kalabalık ve farklı sektörlerden arkadaşlarımız olduğundan çok kolay olmuyor ama işin neticesinde ülkeye fayda sağlayacak çalışmalar çıktığında bütün yorgunluğumuzu alıp götürüyor.

Başarılı ve yoğun bir iş hayatına sahipsiniz. Koleksiyoner bir hobiniz ve uğraştığınız sporlar vs. kendinize ayırdığınız vakitten bahseder misiniz?
Hobi olarak otomobil üzerine, kolesiyonerlik konusunda da babamın klasik otomobil koleksiyonu var. Zaman zaman tabi onların yürütülmesi ve çalıştırılması ihtiyaçları sayesinde koleksiyondaki klasik araçları kullanıyorum ve o keyfi yaşıyorum. Özel bir koleksiyon ve toplaması da kolay olmuyor, eş dost arkadaş tavsiyeleri yardımıyla bulduğum nitelikli ve özel araçları alıp Kütahya’daki müzemizde sergiliyoruz. Herkesin ziyaretine açık ne zaman görmek isterlerse herkesi bekleriz.
Aynı zamanda Türkiye Ralli Şampiyonası’na katılıyorum. Yarışları düzenli takip ediyorum. Senede 7 ralli var şampiyona içerisinde ve iş programımı ayarlayabildikçe yarışlara katılıyorum. Beni dinç ve diri tutması, moral ve motivasyon anlamında özellikle yarışların olumlu yönde katkısı var. Yarışlardan önce beslenmemden sporuma kadar biraz daha gayret sarf etmem gerekiyor ve bu anlamda da kendimi disipline etmem açısından hayatıma da faydalı bir hobiye sahip olduğumu düşünüyorum.

Son olarak Bosslife Dergi ekibi ve okurlarına neler söylemek istersiniz?
Gerçekten muhteşem bir ekip. Anıl Bey’in şahsına tüm ekibi kutluyorum. Genç, dinamik. Daha önceki sayıları zaten takip ediyordum ama tabi bu sayının benim için özel bir anlamı olacak bana yer vermiş olmanızdan dolayı bunun için de tekrar sizlere teşekkür ediyorum. Sektördeki diğer dergilerden farkını daha nitelikli ve özel bir dergi olduğunu net bir şekilde gördüm, hepinizi en içten dileklerimle kutluyorum, çok uzun soluklu bir yayın hayatınızın olmasını temenni ediyorum.

Erkan Güral Erkan Güral Erkan Güral Erkan Güral Erkan Güral Erkan Güral Erkan Güral Erkan Güral Erkan Güral
Tüm Röportajlar