RÖPORTAJLAR

Erbakan Malkoç

Erbakan Malkoç
Dünya Onu Konuşuyor: Erbakan Malkoç


İstanbul’un lüks semtlerinde, Rusya’nın, Çin’in, ABD’nin, Fransa’nın en popüler yerlerinde dolaşırken mutlaka onun araçlarına rastlamışsınızdır. Dönüştürdüğü otomobillerle milli gururumuz olan Erbakan Malkoç’u Bosslife dergisi olarak Malkoç’un yeni başarılarını konuşmak üzere yeniden bir araya geldik.

Cemiyet, sanat, spor, iş hayatından kimi tanıyorsanız, hepsi onun dönüştürdüğü vip araçları kullanıyor. Öyle ki ülke sınırlarını geçtiğiniz an, onun ünü daha da artıyor. Ne de olsa kendisi dünya otomotiv devlerinin dahi tasarımlarını mercek altına aldığı, ABD’den ve Avrupa’dan teknoloji tasarım ödüllerini kucaklayan bir isim. Her yaptığı tasarım bir çağı kapatıp yeni bir çağı açıyor. Kendi tabiriyle iyiye odaklanmıyor, hep daha iyisi için çalışıyor. Hayallerini sınırlandırmıyor, “Açılmayan kanatların büyüklüğünü kimse bilemez” diyerek gençlere ışık tutuyor. Zamandan ve mekandan bağımsız tasarımlarıyla yürüyen ofisler yapan, araç dönüşümü noktasında Mercedes-Benz’in yetkili van partner’ı, gençlerin kendisine örnek aldığı, tasarım dehası Erbakan Malkoç, yenilenen DizaynVip fabrikasının kapılarını Bosslife dergisi için açtı. Daha önce birkaç kere sayfalarımıza taşıdığımız, kendisini dergimizin kapağı yapmaktan gurur duyduğumuz Erbakan Malkoç, hem yenilenen fabrikası hem yeni yatırımları hakkında Bosslife dergisine önemli açıklamalarda bulundu.

Erbakan Bey, son görüşmemizden bu yana neler yaptınız?
Siz sevgili Bosslife ekibini DizaynVip fabrikasında ağırladığımız için çok mutluyum. Geçen süreçte DizaynVip olarak Cenevre ve Frankfurt Otomobil Fuarlarında tek Türk firma olarak katılmanın gururunu yaşadık. Yabancıları kendimize yine hayran bıraktık. Araçlarımıza karşı yoğun bir ilgi oluştu. Ciddi talepler aldık. Takipçilerimiz çıkardığımız her yeni modeli, denemek ve kullanmak istiyor. Onların bu yoğun ilgisi bizi daha da heyecanlandırıyor. Hızlı üretim konusunda önemli aşamalar kaydettik. Çin’de bir üretim tesisi açtık. İstanbul Avcılar’daki fabrikamızı baştan aşağıya yeniledik. Artık hand made özelliğimizi kaybetmeden yılda daha fazla araç üreterek ihracatımızı daha da artırabileceğiz. DizaynVip bugün kilogram başına 250 Dolar ihracatıyla Türkiye ekonomisine önemli bir katkı sunmaktadır. Vatan sevdamızla, ülkemize katkıda bulunmak için katma değerli ihracata yatırımlarımızı yapıyoruz. Biliyorsunuz dünyanın konuşan otomobiliyle yeni bir dönem daha başlattık. Düşünün bir araba, size “Günaydın” diyor, bir nevi asistanınız gibi o günlük planlamalarınız hakkında bilgi veriyor. Şimdi de üzerinde çalıştığımız yapay zeka, hologram ve sanal gerçeklik ile büyük ses getirmeye hazırlanıyoruz. Bunları ortaya ilk siz çıkartıyorsanız farklısınız demektir. İşte bizim farkımız bu! Aklınıza gelebilecek herkes. Siyasetçiler, futbolcular, sanatçılar, iş insanları, bürokratlar… Aynı isimler keza yurt dışında da geçerli. Öyle ki krallara, şeyhlere, prenslere dahi iş yapıyoruz. Markamızla tanışan bir isim, bundan sonra bizim daimi müşterimiz olmuştur. Biz araçlarımızda yeni teknolojiler kullandıkça, müşterilerimiz de bu yeni teknolojiye adapte olmak istiyor ya da kendisine aldıysa, eşine de bizim dönüştürdüğümüz araçlardan alıyor. A plus kitleye sunduğumuz hizmet, onların değerli vakitlerini doğru kullanmalarına yönelik.

Sizi farklı kılan son teknolojileri kullanmanız. Bugüne kadar kullandığınız en sıra dışı tasarım ne oldu?
Yaptığım her bir tasarım, zamanın ötesinde imza taşımaktadır. Örneğin; 2009 yılında geliştirdiğim ancak otomotiv sektörünün ancak 2013 yılında algılayabildiği dünyanın neresinde olursanız olun akıllı telefonunuz ya da tabletiniz üzerinden aracınıza komut vereceğiniz teknolojiden sizinle konuşan arabaya kadar her bir tasarımımla yeni bir çığır açıyorum. Bu yüzden her bir tasarımım zamanın ötesinde olduğu için hepsi yapıldığı zamanda sıradışı bir tasarımdır.

Size bazıları tasarımcı diyor ama siz bu kelimeyi kabul etmiyorsunuz. Neden?
Aslında bana “Tasarımcı” dediğiniz an, yaptığım işi de belli bir kalıbın içine sıkıştırıyorsunuz. Oysa ben zamanın ötesinde, mekandan bağımsız tasarımlara imza atan, hep daha iyisini yapmaya çalışan bir mucidim. 90’lı yılların başında tamirhanede çalışırken sadece birkaç malzemeyle alarm yapmamdan yapay zeka, hologram, sanal gerçeklik üzerine ciddi çalışmalar aslında aynı düşüncenin ürünü. 90’lı yıllarda arabanın camı elle açılırdı. “Bunun bir sistemi olması lazım” diye düşünüp otomatik cam yapmak için kolları sıvardım. Silecek motoruyla otomatik cam yapmıştım. Cıvalı alarmlar yapardım. Kendi atölyemi açtıktan sonra farklı işler yapabildim. Her geçen gün müşterim arttı. Standart şekilde üretilen bir otomobil üzerinde yaptığım değişik üretimlerden sonra iki otomobilin arasında gündüzle gece kadar fark olur. Başladığım günden bu yana fabrikanın ürettiği hiçbir ürüne değer vermedim. Hep olanın üzerine koydum. Klasik bir iş insanı olsam, yerimi muhafaza edip ekonomide gözde olmaya başlayan sektörlere de yatırım yapıp yaşamımı bu şekilde devam ettirebilirdim. Ama bir şeyin daha iyisini yapma imkanım varsa, neden elimdekilerle yetineyim? Böyle düşündüğüm için Türkiye’de otomotiv sektörünü ortaya çıkaran kişi oldum. Böyle olduğum için DizaynVip bugün kilogram başına yaptığı minimum 250 Dolarlık ihracatla, Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor. Böyle olduğum için Mercedes-Benz’in vip araç dönüşümünde yetkili van partner’ıyım.

Bugüne kadar içinize sinen ya da şu proje benim için çok keyifli dediğiniz çalışmanız kiminle oldu?
İçime sinmeyen hiçbir projenin içerisinde yer almam. O yüzden her bir yaptığımız araç, benim gözbebeğim. Müşterilerimizin hepsiyle aile gibiyiz. Yıllardır aramızda sıkı bir bağ var. Örneğin; yıllarca bize aracını dönüştüren bir iş adamı, eşinin hatta çocuklarının araçlarını da bize emanet ediyor.

Size “tasarım dehası” diyorlar. Aldığınız ödüller de bunun ispatı sanırım?
Ödül almak, hele ki bu ödülleri dünya otoritelerinden almak oldukça gurur verici. Kimileri bana “Tasarım Dehası”, kimileri “Çılgın Türk”, kimileri ise “Tasarım Sihirbazı” diyor. Aslında herkes bana şunu demek istiyor: “Yaptıklarınla sektörü o kadar yukarıya taşıyorsun ki peşinden gelmeye çalışırken yoruluyoruz.” Eğer bu ülkeyi, dünyanın en büyük 5 ekonomisine sahip ülke konumuna getireceksek, eğer bütün dünya ülkelerinin bizi konuşmasını istiyorsak, hepimiz çok çalışmak ve sürekli daha iyiye odaklanmak durumundayız.

Hayattaki en büyük mottonuz?
Bir tane değil, birkaç tane var. Bunları 3 tane ile sınırlamam gerekirse:
İki tavşanı kovalamam.
İki tavşanı kovalayan, her ikisini de yakalayamaz. Her zaman tek bir hedefe odaklanın.

Hayallerimden vazgeçmem.
Başkaları için gerçekleşmesi zor gibi hayaller olsa da siz, hayallerinizin peşinden gidin.

Daha iyiye odaklanırım.
İyi diye bir şey yoktur. Çünkü mutlaka daha iyisi vardır. Kendinizi iyiyle sınırlamayın. Hep daha iyiyi yapmayı hedefleyin.

Erbakan Malkoç kendisini nasıl tanımlar?
Çalışkan, adil, güvenilir ve merhametli. Geçmişimi asla unutmadım. Bugün bir noktaya gelen insanların ve daha sonra kendilerini yalnız hissetmelerinin en büyük nedeni, nereden geldiklerini, hangi zorluklardan geçtiklerini unutup, birlikte yürüdüğü yol arkadaşlarını geride bırakmaları olduğunu düşünüyorum. Oysa başarı ve bireysel mutluluk, geçmişinden aldığın gücü geleceğe taşıyabilmektir. Güvenilirlik de beni tanımlayan kelimelerden bir tanesi. Bu yüzdendir ki kralların, dünyaca ünlü siyasilerin araçlarını yapıyorum. O kadar yoğun çalışıyorum ki bazen yemek yemeyi dahi unutuyor, sadece 2 saatlik uykularla haftayı tamamladığım zamanlar oluyor.

İş dışında nasıl vakit geçiriyorsunuz?
Çok yoğun bir iş tempom var. Bir de iş hayatımdaki önemli bir zamanı da gençlere ışık tutabilmek için Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelere giderek konferans vermekle geçiyorum. Bu yüzden iş dışında kalan zamanımda ailemle kaliteli vakit geçirmeye çalışıyorum. Ailece yurt dışı gezilerine çıkıyoruz. Spor da hayatımın vazgeçilmezi. Özellikle de boksla yakından ilgileniyorum.

İş hayatınızda “Asla yapmam!” dediğiniz kriterleriniz var mı?
Bir iş adamı olarak itibarıma zarar verecek hiçbir şey yapmam. Büyüme hedeflerimiz doğrultusunda önüme inanılmaz büyüklükte bir iş fırsatı sundular ve bu işe imza atarsam, DizaynVip için inanılmaz büyük bir katkısı olacaktı. Ama o işin itibarıma zarar vereceğini gördüğüm anda o işe imza atmaktan vazgeçtim. Bunun dışında dostlarıma zarar verecek bir işin altına da kesinlikle girmem. Ayrıca bir arabayı dönüştürürken, asla ve asla vazgeçmediğimiz nokta güvenliktir. İnsan hayatı her şeyden önce gelmektedir. Güvenlikten sonra asla vazgeçemediklerimiz tasarım ve teknolojidir. Ölçemediğinizi yönetemezsiniz! Yönetemediğiniz noktada da işler yolunda gitmemeye başlar. DizaynVip fabrikasında her şey ölçülebilirdir ve her şey belli bir sistemdedir. Herkes kendi uzmanlık alanında çalışır.

Erbakan Malkoç Erbakan Malkoç Erbakan Malkoç Erbakan Malkoç Erbakan Malkoç Erbakan Malkoç
Tüm Röportajlar