RÖPORTAJLAR

Berrin Ak

Berrin Ak
Dünyaca ünlü aksesuar ve mobilya markası olan MacKenzie-Childs’ın Türkiye Distribütörü Berrin Ak, masalsı yolculuğuyla bizleri bambaşka bir dünyaya götürdü. MacKenzie-Childs’ın Dünya’daki ilk mağazasını İstanbul Nişantaşı’nda hayata geçiren Ak, büyüleyici mağazasında bizleri konuk ederek, baştan sona MacKenzie-Childs’ı anlattı.


Dünyaca ünlü Mackenzie Childs markasının Dünya’daki ilk mağaza sahibisiniz. Markadan önce sizi tanıyabilir miyiz Berrin Hanım?
26 Eylül 1982 doğumluyum. Terazi burcu olmamın yaptığım işe de katkısı olduğunu düşünüyorum. Dekorasyon, tasarım, sanat kendimi bildim bileli hep ilgi alanımda olmuştur… Sanırım güzel olan ve emek gerektiren her şeye ilgi duyuyorum… Batu Doruk ve Bade Derin isminde iki tane çocuğum var. Onlara sahip olmak yaptığım en güzel şeylerden biri . Zamanla onların da benim işimden ve ilgi alanlarımdan beslendiklerini görüyorum. Bu da beni ayrıca mutlu ediyor.

Mackenzie Childs ile tanışmanıza geçmeden öncesinde, markanın doğduğu Aurora Kasabasında yer alan (New York eyaletinde, kuzeyde Finger Lake adı verilen göller bölgesi) üretim evine gidip her şeyi yerinde görmüş hatta o ihtişamı yaşamış biri olarak sizden markanın oluşumunu ve ilerleyiş sürecini, orada olmanın size hissettirdiklerini dinleyebilir miyiz?
Richard Victoria MacKenzie Childs çiftinin 1981 yılında yaşadıkları kasabada sınır tanımayan hayal gücüyle oluşturdukları marka, yıllar geçtikçe kendini ispat edip daha çok insanı mutlu etmeye devam ediyor. Aurora masalsı bir kasaba… Orada olduğum sürece oranın enerjisine, dinginliğine, huzuruna, büyüsüne kapılıyorum her gidişimde. Kasabada yaşayan çoğu kişi MacKenzie Childs’ın fabrikasında çalışmakta. Kasabada kötü enerjiler barınamaz, herşey sevgiyle tasarlanıp üretiliyor ve orayı her seferinde ziyaret ettikten sonra, MacKenzie Childs markasını satın alan herkesin ortak düşüncesi olan, aldıkları ürünün mutluluk vermesi düşüncesinin; aslında hiç de tesadüf olmadığını görüyorum… Çünkü arkasında tasarımında üretimine, çalışan insanlarından, kasabanın ruhuna kadar iyi enerjilerle dolu bir serüven var.

Mackenzie Childs markasının Dünya’da ki ilk mağazasına sahipsiniz. Bu tutkulu yolculuğa neden ve nasıl başladığınızdan bahseder misiniz?
Sofra hazırlamak, misafir ağırlamak, sevdiğim insanlar gece gündüz hazırlık yapmak, ve sonunda o sofrada az da olsak çok da, paylaşmak için oturmak ve paylaşmak… Bana verdiği mutluluk bambaşka… Bu düşünceyle yıllar boyu birçok sofra hazırlandı, birçok kişi ağırladım evimde… Her seferinde farklı ve özel bir şey olsun istedim… Çoğu zaman yemeklerden önce soframı hazırladım… Her seferinde farklı objeler yemek takımları vs kullanıyor olmak, bunlara ilgim olması MacKenzie Childs’ı keşfetmemi sağladı diye düşünüyorum… Ruhumu bu kadar iyi ifade eden bir marka daha yok çünkü… Sonra MacKenzie Childs’ın dünyasına daha da çok girince onun sadece bir tabaktan ibaret olmadığını aslında bir hayat tarzı olduğunu gördüm. Hayatımızın parçası olan binlerce çeşit ürün markanın dünyasında yeniden hayat buluyor, farklı tasarlanıyor… İnanılmaz bir yaratıcılık ve sevgiyle hem de…

Mackenzie Childs markasının belki de en önemli özelliği olan her ürünün, her parçanın el emeği ürünler olması. Marka üreticilerinin söylemiş olduğu bir sözü çok beğendiğimi belirterek, onların sözüyle konuya girmek istiyorum. “Süreç zaman alsa da, her parçanın çayırlarımızı süsleyen kır çiçeği kadar bireysel olmasını sağlıyoruz.” Her parçanın birbirinden farklı olduğunu yapan zanaatkârın eline, fırçasına bağlı değiştiğini ve ortaya çıkan her parçanın aslında eşsiz olduğunu anlıyoruz. Bu konu hakkında bizi biraz daha bilgilendirebilir misiniz?
Kesinlikle öyle, adeta sizin için dikim yapan bir terzi gibi aslında her bir seramik parça sizin için elde şekilleniyor, sırlanıyor, boyanıyor… Dolayısıyla satın aldığınız ürün aynı kişi tarafından da yapılsa asla birebir aynısı olmuyor. Seramik ürünlerin alt tarafında yapım aşamasını hissetmeniz için bırakılan sırlanmamış alan, üzerinde üretim yılı ve ayı, ürünü sırlayan kişinin baş harfleri ile bulunmakta.

MAckenzie Childs markasının efsanevi deseni olan “ Courtly Check” oluşumu ve manasını bizimle paylaşır mısınız?
Satranç tahtası görüntüsünü, siyah ve beyazın asilliğini eğlenceli renklerle ve keskin hatları, kayan fırça darbeleriyle yorumlayarak Courtly Check deseni ortaya çıkmış. Burada alışılmışın dışında ve renkli olmak tasarıma yansıyan bir detay… Aslında genel anlamıyla gördüğünüz siyah beyaz kare görüntüsünün arasında yeşil, mavi, mor ve sarı renk geçişlerini fark edeceksiniz. İşte bu markanın kişiliğini sağlayan, birçok farklı model ve deseni bu desenle kombinleten “Courtly Check”.

Mackenzie Childs markasına bağlı olarak özellikle mobilya üretimindeki zorluk ilgi çekici, ürün çeşitliliğinizden bahseder misiniz?
Mobilya üretimi marka için çok daha özel bir noktada. Yine tüm işçiliğin elde yapılması, mobilyaların elde boyanması bazen tek bir parçanın birkaç ayda üretilmesini gerektirebiliyor. Aslında aldığınız her bir mobilya ile evinize bir sanat eseri alıyorsunuz. Dünyanın birçok yerinden toplanan kumaşlar malzemeler Aurora daki zanatkaarlar tarafından birleştirildikten sonra elde boyanıyor. Bu kadar işin içinde olmama rağmen, her seferinde onca detayın ve binlerce çeşitli ürünün aynı titizlik ve özenle yapılıyor olmasına şaşırıyor, her geçen gün daha da fazla sevgi ve aşkla markaya bağlanıyorum…

Son olarak mağazanızı bizzat görmüş ve büyülenmiş biri olarak sanata, zanaata ve emeğe değer veren okuyucularıma sıradan bir aksesuar-mobilya mağazası olmadığınızı belirterek mutlaka ziyaret etmeleri gerektiğini, sizinle tanışıp Mackenzie Childs mutfağında pişen, ellerinizle yaptığınız kurabiyelerle çaylarını yudumlamalarken ürünlerdeki sade şıklığı görmelerini tavsiye ediyorum. Sizin Bosslife Dergi ekibine ve okuyucularına söylemek istediklerinizi bir kaç cümle ile rica edebilir miyiz?
Evet mağazamızda interektif bir mutfak var. Ürünleri kullanırken keyif almamızı sağlayan, bizi sevenlerimizle buluşturan, mis gibi kurabiye kokuları eşliğinde alışverişini yapanlara sonunda ikram olarak sunduğumuz yiyeceklerle biz aslında orada bir sıcak yuvayı yaşatıyoruz. Bir mağazadan çok daha fazlası olsun istedim ve karşıma beni anlayan bir ekip çıktı. Sevgili SML Mimarlık en başından beri beni, markanın ruhunu, o kadar iyi analiz etti ki sonunda ortaya çıkan mağaza ile tüm dünyanın konuştuğu bir yer ortaya çıktı. BossLife Dergisine de bizi ziyaret edip, okuyucularınıza bu masalsı dünyayı anlatmama vesile oldukları ve mağazamızı deneyimledikleri için çok teşekkür ederim.

Berrin Ak Berrin Ak Berrin Ak Berrin Ak Berrin Ak Berrin Ak Berrin Ak Berrin Ak
Tüm Röportajlar